16 Eylül 2016 Cuma

Like Enerjisi ve Sosyal Medya

Şempanze ve benzeri primatlar üzerinde yapılan gözlemler sonucunda ideal maymun sosyal ağının yaklaşık 50 bireyden oluştuğu tespit edilmiş. Grup içinde iş bölümü, aileler arası yardımlaşma ve grubu yöneten Alfa erkeği(lider) olduğu biliniyor. Eğer topluluk 50 bireyi aşarsa grup içerisinde kavgalar ve bölünmeler gözlenmiş. İnsanlarda da yüzyüze kurulan iletişim ağları 50-100 kişi arasında değişiyor. Eğer çok sosyal ve dışadönük bir insansanız yüzyüze, organik bir şekilde kurduğunuz sosyal ağınızdaki kişi sayısı en fazla 100 kişi civarında olabiliyor. Bunun üstüne çıktığınızda iletişimde kopmalar oluyor ve ilişki ağınız tekrar 50-100 kişi arasında bir konuma geriliyor. 

Sosyal medyayı kullandığınızda ise çok eski arkadaşlarınızda olmak üzere arkadaş/takipçi listenizde yüzlerce hatta binlerce kişi olabiliyor. İnternet üzerinden tanıştığınız belki çok uzaklarda yaşayan kişilerle arkadaş oluyorsunuz, yada 20 yıl önceki ilkokul arkadaşlarınızla yüzyüze görüşmeseniz bile sanal olarak görüşebiliyorsunuz. 

İnsan beyni sosyal ortamlarda karşıdaki bireylerden gelen olumlu veya olumsuz tepkilerden etkileniyor. Birilerinin sizi beğenmesi, saygı duyması, sevmesi gibi pozitif bildirimleri yada öfke duyması, kızması, alay etmesi gibi negatif bildirimleri  beyninizdeki Amigdala tarafından algılanıyor ve çeşitli hormonların salgılanmasını tetikliyor. Sabah işe giderken trafikte biri ile sözlü atışma yaşadınığınızda beyin hemen duruma uygun hormonları salgılıyor, iş yerine varıp yaşadığınız olayı anlattığınızda birisi sizi destekleyip haklı bulduğunuzda ise beyin sizi rahatlatacak hormonları salgılıyor. Aslında insanın ruh halini belirleyen temel bir kaç hormon ve nerötransmitter var ve kabaca bünyedeki etkisi aşağıdaki resimdeki gibi;

İnsanın mutlu hissetmesini sağlayan en önemli hormonlardan bir tanesi Serotonin, bir başarı sonrası, bir övgü sonrasında bolca salgılanıyor beyinden. Güzel bir elbise giydiniz ve sabah işe gittiniz, sabah evden çıkarken komşunuz çok yakıştığını söyledi ve mutlu oldunuz. İşyerinde de bir kaç tane arkadaşınız çok yakıştığını, yakışıklı olduğunuzu söyledi ve vücudunuzdaki serotonin miktarı arttı ve güne pozitif ve mutlu başladınız. Gün boyunca bu tür pozitif tepki alacağınız kaç kişi olur? Belki 10 belki 15 kişi. Amigdala size yöneltilen pozitif duyguyu algılar ve beyninize serotonin salgılamasını söyler. Peki o şekilde güzel bir resminizi çekip yüzlerce takipciniz olan Facebook hesabına yüklerseniz? Kısa bir süre içinde onlarca hatta yüzlerce beğeni alırsınız. Güzel yorumlar da gelir bir kaç tane. Amigdala yüz yüze görmese bile bu iyi niyeti algılar ve serotonin seviyeniz yükselmeye devam eder. Belki de şu anda insanların sosyal medyada sürekli resimler paylaşması, mutlu anlarını, toplantıları, bir ödül alırken çekilmiş resimlerini paylaşmaları hep onaylanma ve pozitif bildirim alma ihtiyacından kaynaklanıyor.

Serotonin ve mutluluk hormonu, aşırı heyecan ve tehlike anında salgılanan Adrenalin'e benzemiyor. Adrenalin vücuttaki etkisini bir anda gösterirken, serotonin vb hormon/nerotransmitter etkisini göstermesi için devamlılık şart. İnsan mutluluğunun da sürekli beğenilme, kabul edilme, onaylanma gibi sosyal davranışlardan etkilendiği bir gerçek. O yüzden insanlar sürekli iyi görünümlü, mutlu hallerini sosyal medyada paylaşarak "Like enerjisi" toplamak istiyorlar.

Sosyal medyada onaylanmak mı? Yüzyüze organik ortam da mı kabul görmek, beğenilmek daha etkili diye sorarsanız yüzyüze iletişim tabi ki daha etkili. Fakat sosyal medyanında sayısal üztünlüğü var. Normal iletişimde sizle fazla ilgilenmeyen yada ilgilenemeyen insanlar sosyal medyada beğen tuşuna basabiliyor.

Sosyal medyanın çok hızlı bir şekilde yayılması ve yaygın kullanıılmaya başlamasının altındaki sebeplerden en önemlisi bu olsa gerek. Azalan yüz yüze iletişim sosyal ağlarla tamamlanmaya çalışılıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme